• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Nezahat GÖÇMEN
nezahat.gocmen@facebook.com
Yine Eylül, Yeni Eylül …
05/09/2013
 
 
Eylül ayı dönüştür, toparlanmadır. Şemsiyeler kapandı. Şezlonglar kaldırıldı. Kumsallar dalgalarla baş başa kaldı. Eylül; en kalabalık aydır. Doğa değişime hazır. Kışın habercisi, ilkbahara özlem için var olma… Tatilin son günleri … 
 
Elbette ki yaz tatili bitiyor. Bu günlerde bütün öğrenciler tatile doyamamaktadır. Oldukça uzun ve keyifli geçen tatil günlerinin ardından, anne babaları ve çocukları okul telaşı sarmaya başladı.
Okullar açılıyor. Eğer kendimiz için bir şeyler yapmış olarak başlıyorsak bu yıla önümüzde sağlıklı bir eğitim, öğretim yılı var demektir.
 
Güzel bir yaz tatili geçiren, sorumluluklarını hatırlamaya çalışan öğrenciler; bu yılki derslerin daha da zor olacağını düşünerek biraz heyecan biraz korku ile okullarına dönmeye hazırlanıyorlar. 

Öğretmen ve öğrencilerde özlemle birlikte kavuşma heyecanı 
 
İnsan hayatında, akademik anlamda birinci sınıfın ayrı bir yeri vardır.

Birinci sınıfa başlayanlar için heyecan doruktadır. Güzel temenniler ve dualarla uykuya dalarlar, o gecenin sabahına. Yarın, güzel bir hayat için önemli bir gün.

Aile ile hep birlikte gidilir okula. Kıyafetler ve çanta hazırlanır. Hayatlarını, geleceklerini tayin edecekleri bir dönüm noktası. Ülkemizin geleceğini de belirleyecek bir sürecin başlangıcı. 

Birçok duyguyu içlerinde barındıran çocuklarımız için sevmek, acımak, üzülmek gibi duyguları var olurken korku duygusu da oluşan bir durumdur.
Çocuklar, ilk haftalarda okul korkuları yaşamaktadırlar.  Çocuğun annesinden ayrılması onu derinden etkilemektedir.  Bazı çocuklarda okula ve öğretmen karşı korku oluşturmaktadır.
İlk günlerde okula gitmek istemezler. Bu minikler, gözlerinden boncuk boncuk gözyaşı dökerek. “ Başım ağrıyor.”, ”Midem bulanıyor.”, Karnım ağrıyor.” cümleleri ile kaçış yolları ararlar…

İlkokul 1. Sınıfa başlayan ve yürekleri her geçen gün biraz daha hızlı atmaya başlayan minikler, okullarına alışma ve okul korkularını yenme ve uyum sağlamak amacıyla diğer öğrencilerden bir hafta önce “Okula Uyum Programı”na alınıyorlar.

Cumhuriyet kuruldukta sonra düzenlenen eğitim sistemi, geçen yıl “dört – dörtlük” bir kargaşayla başladı. Bu yıl yine 4+4+4 sistemi yeniden değişiyor.  
 
İlk bakışta dersler her yıl aynı gibi gözükse de bütün bilimler sürekli bir devinim içindedir. Sürekli yenilenme söz konusudur. Dünyada olup biten güncel gelişmeler takip edilmeden bu derslerin verilmesi düşünülemez.
 
Levi Strauss der ki:
 
“Neden her yıl aynı şeyleri yapmak zorunda olalım ki, aynı kalan ne var?” 
 
 Evet. Her yeni yılın çocukları da aynı değil …
 
Her yıl nesil farklı büyüyor. Ders konuları da farklılaşıyor. Dijital çağın çocukları ile başbaşasınız. 



Tatil kısa okul dönemi uzun diyen öğrenciler;
 Çocuk olup da düşünmemek elde değil.
 Erken kalkacağız, zil sesiyle uyanacağız.

Daha az televizyon, daha az bilgisayar,
Dışarıya daha az çıkacağız. 
Olsun varsın. Ne mutlu sizlere! Ülkemin geleceği sizlere emanet.

Yine açılıyor okullar, yollar kalabalık. Çocuklar heyecanlı.
Anneler babalar meraklı. Ya kıyafetler?
Gündemde,
Serbest mi olsun üniforma mı?

Kendi çocukluğumu düşündüm de,
Bir çanta, bir kalem, bir defterdi yanımızda taşıdığımız heyecanla. Siyah önlük beyaz yakalar. Yakalar kolasız olmazdı. Boynumuzu acıtsa da.
 
Şimdi çocuklar çantalarını taşıyamıyor ağırlıktan. İçinde neler yok ki … Umarım yükleri hafifler. 


Zihnen, ruhen sağlıklı nesillere …
 
Okullarımızın bugün ve gelecekte ulaşmak istediği durum; Atatürk ilkelerini benimseyen bireyler yetiştirmek, bilimsel, donanımlı, toplumun yaşam kalitesini yükselterek dünya insanı yetiştirmektir.

Hele bir okul açılmaya görsün pazartesi, cuma derken karne günü gelip çatar. Baş döndürücü yıllar hızla geçtikçe öğretmen kendini sonsuz bir tekrarın içinde bulmaması dileğiyle…
 
Yüreğinizin sığdığı kadar sevgilere…
 
Bak işte bu yıl, yeni bir yıl.
Yine okullar açılıyor. Yeni olması dileğiyle …
 
 
 
  




1421 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

10 Kasım Güneşi - 15/11/2016
“Bu gece, dünya üzerinde nerede olmak istersiniz?” deselerdi, “Memleketim Ankara’da” derdim. Çünkü Ata’mı mezarı başında anmak benim için görevdir.
Karanlıkta Dialog - 05/07/2015
Hayatın ritmini yakalamak, hayatı tanımak ve anlamak için harekete geçmek gerekir.
Bir Avuç Toprağı Yoğurmayı Bilmeyenler - 08/03/2015
Kadınların bir güne ihtiyacı olduğu dünyanın da olmaması gerekir aslında. Neden bu yazıyı yazdığımı düşündüm.
Üreten Biz Tüketen Biz - 08/03/2015
Doğanın, yaradılışın harikası kadınlar Çoğunlukla yalnızdırlar. Bir gülümseme çekerler hayata.
Bak Şu Fareye - 06/02/2015
Kurban olam kalem tutan ellere” diye bir türkü vardır bilirisiniz, bilmeyenler klavyede yazıp mause ile aşağıdaki linki tıklasınlar.
Ya Sonra ? - 17/01/2015
1. Çocuk için 300, 2. çocuk için 400, 3. çocuk için 600 TL verileceği açıklandı. Oooooo… Çok güzel çok güzel !..
Bir Varmış Bir Yokmuş - 24/12/2014
Bir ülkede bir ormanda ağaçlar kesilip bin yüz elli odalı bir saray yapılmış.“Bizi affet, ağlayan ağaçlar.”diyen sesler, yapılan kötülükleri derin derin düşünen insanlar varmış.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü - 04/12/2014
Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk’ün biz kadınlara verdiği değer beni O’na bir değil bin kez daha hayran bırakır. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik.
Hoş Geldin Hayatıma Öğretmenim - 23/11/2014
24 Kasım sonbahara rastlar … Elleri kalem tutmayacak kadar küçük bedenlere, ilk öğretendir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret147725
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor