• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Nezahat GÖÇMEN
nezahat.gocmen@facebook.com
İstanbul'dan Erguvan Geçiyor
05/04/2014

Sıraya girdi çiçekler, tıpkı mevsimler gibi …

Alımlı, fedakâr ve başarının peşinde koşan çiçek, erguvan

İstanbul aşığı

Lüksü sever çiçek,

Erguvan çiçekleri şöhreti sever. Nisanda İstanbul'undur. Erguvan, İstanbul'u, özellikle de İstanbul Boğazını bahar aylarında kendine has mor rengine büründürür. Bu müthiş manzarayı seyretmeye doyum olmaz.

Kupkuru bir dal nasıl çiçek açar diye insanın hayret ettiği, dalından çiçek açan erguvanlar, yapraklanmadan önce, doğum günlerini kutlarcasına mor çiçeklerini taç yaparlar İstanbul sırtlarına. Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte açar çiçeklerini.

Erguvan rengi Bizans ve Hristiyanlığın önemli imgelerindendir. Bizans imparatorlarının kutsal rengidir aynı zamanda.

Bizans Döneminde; Erguvan moru Bizans hükümdarlarının kıyafetlerinde kullanılan bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisidir. İmparator dışında hiç kimse mor pelerin takamazmış.

Hürrem Sultan'ın rengi ve kendisinden gelen giden mesajlar hep erguvan rengi keselerin için bulundururmuş.

Erguvan çiçeklerinin İstanbul Boğazına gelmesi, konaklaması, toprağın yeniden canlanmasını kutlamak gibidir.

Doğanın İstanbul’a hediyesi olan erguvan çiçekleri için bir şeyler yapılmalı …

Doğanın, insanların hayatında daima önemli bir rol oynadığı, zihinleri ve ruhları beslemenin dinamik bir temeli olmaya devam edeceği vurgulanmalı. Milli kültürün korunması ve geliştirilmesine önem verilerek, İstanbul’a özgü olan erguvan çiçeklerinin yaşatılması, korunması, dünyaya tanıtılması için en etkin aracı festivaldir.

Günümüz teknolojisi ile başı dönen çocuklarımıza, doğanın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini düşüncesi ile “ İSTANBUL’DAN ERGUVAN GEÇİYOR ” festivali düzenlenmeli ve erguvan çiçeklerine olan duyarlılıklarını arttırmayı hedeflenmelidir.  Japonya’nın kültüründe özel bir yeri olan, çiçeğe durduklarında tam bir cümbüş yaratan “Kiraz Çiçeği Festivali” gibi

Ayrıca çocuklarımıza, ülkemize özgü olan bu çiçeklerin farkında olmalarını da sağlamalıyız.

Doğanın bu hazinesinin korunması için önlemler alınmalı, erguvan zamanı doğan bebekler ve dünya evine girenler için etkinlikler düzenlenmelidir. Erguvan çiçekleri açtığında bütün kız çocukları erguvan çiçekli taçlarını takmalılar.

 

Festival süresince diğer ülkelerde bulunan elçiliklerimiz ile iletişime geçilerek erguvan zamanında turizmin canlanmasını ve bu festivalin gelenekselleşmesi sağlanmalıdır.

Erguvanın taneli yapraklarının tıp alanında ve meyvelerinin çikolata yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Erguvan çikolatalarının dünyaya tanıtılması da festival kapsamında olmalıdır.      

Erguvanlar insanlar gibidir. Meyveleri olgunlaştıkça-  odunlaştıkça çok sayıda tohum barındırırlar geleceğe hediye etmek için.

Onların, İstanbul Boğazına olan aşkları bir başkadır …

Erik ve badem gibi acele etmezler, yeryüzüne gelirken.

Hesaplıca gelirler …

Doğanın sağladığı evrensel ilkelerle,

Erguvan, ışık ağacıdır. Renginin güzellikleriyle kendilerinden geçen romantiklerin mekanıdır. Sabah ve akşam serinliğini kaynatan semaverlerden bir bardak demli çay içilmeli, eflatun gölgeli erguvan ağaçlarının altında.

Bu kent ve erguvanlar her şeye layık.

Erguvanların;

Dinlediği müzik martı sesleridir …

En sevdiği yiyecekler mi?  Kuru, taze, kireçli balçıklı toprak.

İstanbul sırtları bu mevsimde bir başka güzel, mor salkımlı cıvıl cıvıl

İstanbul’un rengi seni seviyoruz … Gitsen de dönüşün muhteşem olacak biliyoruz …

Erguvanların her dönüşü, İnsan hayatında dönüm noktası teşkil edebilecek ve halkın can-ı gönülden katıldığı coşku dolu bir bayram olması dileğiyle …

 

  

Sitemiz de yayınlanan yazıların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir ...  



1449 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

10 Kasım Güneşi - 15/11/2016
“Bu gece, dünya üzerinde nerede olmak istersiniz?” deselerdi, “Memleketim Ankara’da” derdim. Çünkü Ata’mı mezarı başında anmak benim için görevdir.
Karanlıkta Dialog - 05/07/2015
Hayatın ritmini yakalamak, hayatı tanımak ve anlamak için harekete geçmek gerekir.
Bir Avuç Toprağı Yoğurmayı Bilmeyenler - 08/03/2015
Kadınların bir güne ihtiyacı olduğu dünyanın da olmaması gerekir aslında. Neden bu yazıyı yazdığımı düşündüm.
Üreten Biz Tüketen Biz - 08/03/2015
Doğanın, yaradılışın harikası kadınlar Çoğunlukla yalnızdırlar. Bir gülümseme çekerler hayata.
Bak Şu Fareye - 06/02/2015
Kurban olam kalem tutan ellere” diye bir türkü vardır bilirisiniz, bilmeyenler klavyede yazıp mause ile aşağıdaki linki tıklasınlar.
Ya Sonra ? - 17/01/2015
1. Çocuk için 300, 2. çocuk için 400, 3. çocuk için 600 TL verileceği açıklandı. Oooooo… Çok güzel çok güzel !..
Bir Varmış Bir Yokmuş - 24/12/2014
Bir ülkede bir ormanda ağaçlar kesilip bin yüz elli odalı bir saray yapılmış.“Bizi affet, ağlayan ağaçlar.”diyen sesler, yapılan kötülükleri derin derin düşünen insanlar varmış.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü - 04/12/2014
Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk’ün biz kadınlara verdiği değer beni O’na bir değil bin kez daha hayran bırakır. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik.
Hoş Geldin Hayatıma Öğretmenim - 23/11/2014
24 Kasım sonbahara rastlar … Elleri kalem tutmayacak kadar küçük bedenlere, ilk öğretendir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret148890
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor