• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Nezahat GÖÇMEN
nezahat.gocmen@facebook.com
Utanırım Güneşten
19/05/2014

 

Savruldu bahar çiçekleri

Gidilecek baharlar imkansızdır artık.

Dillerinde dua, aklında doğmamış çocukları

Yer üstünde iş bulamayan, yer altında ekmek arayan

Ekmek kuyusunun derinliğinde toplanan siyah inciler

 

Ölümü koynunda taşıyanlar, zifiri karanlıkta ellerinde baretleri ile yol aradılar … Evlatlarına sevdiklerine kavuşmak için son vardiyada son çırpınışlar. Tünelin sonunda ne yazık ki ölüm var.

 

Yerin altından, gün ışığına elveda demeden yerin altına gittiler …

Kat kat gökyüzüne uçuşlar …  Zamanın ışıltılı raflarında yer alamasalar da “Unutulmayanlar” adlı dosyaların içine sıkıştılar.

 

Balık istifi gibi üs üste yığılanlar

 

Madenin derinliklerine indikçe korku filmlerini aratmayan sahneleri izlerken, her tabutun başında ana, baba, eş, kardeş ve çocuklar. "Biliyorum gelmeyecek" diye hıçkırık arasından yol bulup çıkan sesler ...

 

Son söz ölümündü.

 

Tarihte en büyük ekmeğine sarılanların kazası, insanlık kazası. Cam binalarda, deri koltuklarda havanın en bol olduğu yerde toplantılar yapıp kendilerini haklı çıkarmaya çalışanlar … Yemekten sonra hazımsızlık gideren maden suyu içerek, midelerini hafifletenler, özel otomobillerle yol aldılar basın toplantısına ...

 

Çelişki yumağı içinde verilen daha doğrusu verilemeyen yanıtlar

 

Yüksek seviyede, hızlı üretim yapılan bir iş yerinde nasıl olur da acil çıkış yeri olmaz.

 

Acı, öfke birbirine karıştı

Yaşam odası

Kaçış odası

Ve daha birçok maden ve madencilik terimi öğrendi bu halk

Demiri ısırarak yaşama tutunmaları öğretilmiş bu canlara…

Hiç gerek yok!  Haklılık çabasına.

Hayat hikayeleri sığmadı, ekranlar doldu taştı.

 

 Anaların ağıtları semaya ulaştı.

“Olsaydı” olsaydıların geçmişe ne yararı olabilir ki?

 

Ateş düştüğü yeri yaktı.  Şimdi hayat ne güldürüyor, ne öldürüyor ne de yaşatıyor. 

Sadece ağlatıyor. Gözyaşlarına takılan kanatları kaldı.

Cebinde oğlunun  düğün davetiyesi ile madene giren baba nasıl unutulur, ne demeli bilmem ki.

Emre Aydın’ın “Soğuk Odalar” şarkı sözleri dizelerinde, gittim geldim.

 

Hepimiz akıl ve yürek tutulması yaşadık.

 

Siyah inciler korku ve hayatta kalabilme telaşı yaşarken

Acının yanında utandık.  Utanırım babası öldüğü gün dünyaya gelen çocuktan ...

Utanırım güneşten ...

 

Havuz başlarında, güneşin sıcağında, şapkalarımızla güneşi kapattığımız anlar. Pahalı güneş gözlükleri ile koruduğumuz gözlerimiz. Güneşten korunma kremi, yine yeni yeniden sürerek korunduğumuz saatler dakikalar geçti gözümün önünden …

Telafisi yok.

Daha önce, madenlerde gidenler gibi

“Ben babamı hiç görmedim.” diyecek çocuklara verecek cevabımız var mı?

Herkes öfkeliydi. Canı yanan insanların duyguları düşünceleri sarmaş dolaş oldu.

 

Artık ne ölenler gelir, ne de o ocaktan bir ses

 

“Olur, böyle şeyler.” İradesinden uzak

Karınca kararınca

Yüreğimiz yettiğince acıyı bölüşeceğiz

Dualarla uğurlayan ve geri dönmesini dualarla bekleyen kadınların kara sevdalıları

Yürüdüler el ele cennete

Yarım kalan hayaller, yarım kalan hayatları tamamlamak bizim görevimiz

Geriye kalan anılar, anılar …  Bu son olsun dileklerimle

Yıldızlar yağsın üzerlerine, ışıklar içinde yok alsın ...

 

 

Sitemizde yayınlanan yazıların hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir ... 



1221 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

10 Kasım Güneşi - 15/11/2016
“Bu gece, dünya üzerinde nerede olmak istersiniz?” deselerdi, “Memleketim Ankara’da” derdim. Çünkü Ata’mı mezarı başında anmak benim için görevdir.
Karanlıkta Dialog - 05/07/2015
Hayatın ritmini yakalamak, hayatı tanımak ve anlamak için harekete geçmek gerekir.
Üreten Biz Tüketen Biz - 08/03/2015
Doğanın, yaradılışın harikası kadınlar Çoğunlukla yalnızdırlar. Bir gülümseme çekerler hayata.
Bir Avuç Toprağı Yoğurmayı Bilmeyenler - 08/03/2015
Kadınların bir güne ihtiyacı olduğu dünyanın da olmaması gerekir aslında. Neden bu yazıyı yazdığımı düşündüm.
Bak Şu Fareye - 06/02/2015
Kurban olam kalem tutan ellere” diye bir türkü vardır bilirisiniz, bilmeyenler klavyede yazıp mause ile aşağıdaki linki tıklasınlar.
Ya Sonra ? - 17/01/2015
1. Çocuk için 300, 2. çocuk için 400, 3. çocuk için 600 TL verileceği açıklandı. Oooooo… Çok güzel çok güzel !..
Bir Varmış Bir Yokmuş - 24/12/2014
Bir ülkede bir ormanda ağaçlar kesilip bin yüz elli odalı bir saray yapılmış.“Bizi affet, ağlayan ağaçlar.”diyen sesler, yapılan kötülükleri derin derin düşünen insanlar varmış.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü - 04/12/2014
Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk’ün biz kadınlara verdiği değer beni O’na bir değil bin kez daha hayran bırakır. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik.
Hoş Geldin Hayatıma Öğretmenim - 23/11/2014
24 Kasım sonbahara rastlar … Elleri kalem tutmayacak kadar küçük bedenlere, ilk öğretendir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret147723
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor