• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Nezahat GÖÇMEN
nezahat.gocmen@facebook.com
Bu Şehre Sonbahar Geldi ...
04/09/2014

 

Beykoz Korusunda güzel bir pazar günü buluşalım dedi gönüller. Sabah serinliğinde hafif esen bir rüzgâr. Sonbahar “geldim” diye bağırıyordu adeta. Her iki yanı ağaçlarla kaplı bir yol var, asfalt. 

Ağaçlar, sarı ve yeşilin her tonunu takmış takıştırmış. Kim demiş hüzün ayı diye eylüle. Doğa renk cümbüşünde. Dört mevsimin renkleri bir aradaydı. Yürürken ayaklarınıza sarı yapraklar sarılıyor. Dansa davet eder gibi. Doğanın enfes bir şölene başladığı ayda. Eylül boyamaya başlarken ağaçlarını sarılara. Bu yaprak dökümü sıradanmış sonbahara. Kıyafet değiştirmiş doğa. Mavi, mor, kırmızı renk cümbüşü içinde. Rengi kahverengiye kadar giden. Güneş sarı rengini almış eline. Dağların gölgesi biraz daha uzamış. Sararan yapraklar renk değiştirirken diğer yapraklarında rengini sarartmadan geçmezmiş bu yoldan.
 

Kendi tutundukları dallardan uzak, renk değiştirmiş, sere serpe yatan yapraklar, rüzgârın önünde sürüklenmiş. Birbirlerine sarılmışlar, üst üste yığılmışlar. Uzun, meşakkatli bir yoldan geldikleri belli. Dallarına sıkı sıkı sarılırken konuklarını ağırladı bu yapraklar. Artık fotosentez onlar için çok uzaktaydı. Yürekten giden gitmişti zaten.

 

Hepimiz bir yerlere vedamızı ileterek terk-i diyar etmez miyiz?
 

 

Gitmenin de özel olduğunu anlatıyordu, sararan yapraklar, göbek bağı gibi bağlı olan dallardan bir bir giderken. Yaprak dökümüdür onun adı. Eylül ayı bilirisiniz duygu yoğunluğudur.
Bir yaprak diğer yaprağa aşıktı belki. Üstüne basmaya kıyamadım. Yok, olmayı ve yeniden doğuşu müjdeleyen yapraklar bastıkça ufalanıyordu. Bir devinim içindeyiz” diye fısıldadılar sanki.

 

 

Eylül ayının kokusu, nemi, ısısı gün içinde değişir durur. Bizim yaşantımıza çok benzer. Yaza veda ederken, geride kalan yaz mevsimi ile kısa sohbetlerdedir eylül. Kış mevsimine de anlatacakları vardır eylülün. Bazen serin bazen sıcak geçmesi ondandır.
 

 

Gidişlerin pek çok sebebi varmış gibi gözükebilir de yaz mevsimi nereye kadar? Ağaçlar bir yaş daha büyürken, sahip olduğu bağrından çıkarıp bağrına bastığı yaprakları sessizce
uğurlar. Yenisine gebedir. O dalların hiç biri boş kalmaz. Yine yeni yeniden açar. Zamanını bilir.

 

 


Yaz sıcaklarının bittiği aydır bilirsiniz. Gene bahar gelecekmiş. Umutlandırdı bizi.

 

Eylül, içindeki aşk çocuklarını da ortaya çıkarır. Edebi kişiliğin elinden tutar. Benim gibi senin gibi … Ya yağmur ve eylül ilişkisi. Yağmur yağarken ne kadar da güzeldir. Yollar ıslak, sararan yapraklar ıslak. Ölüm yıkanışındalar.
 

Orman olan bir yere yürüyüşe gitmek için davet eder seni ya da bir göl kenarına. Tadına doyum olmaz. Bitecek bu devir. Vedalar başlayacak. Her zamanki başlayış ve bitişler gibi. Yıllardır bu ahenk bozulmamış.

 


Mutsuzluğu ile mutlu olanlar için melankoli taşır. Çok sevilen bir aydır. Dahası doymayanlar kızlarının ismini koyar, arkadaşım Ayşe gibi.

 


Bugünün yaşam telaşının içinde savrulup, hüznün şerefine yaprak kaldırdığımız ayda, doğa sessiz ve yalnız. Çoktan bürünmüş sonbaharın hüznüne. Ağaçlarda tek tük kalan yapraklar devredilecek ekim ayına, savrulacak ilk esen rüzgârda.

Romantizm ve içselliği doya doya yaşarken,

Ve ben ve eylül…

 


Doğduğum aydır. Sevmelerim ondandır. “Mümkünse benden başka kimse doğmasın bu ayda.” diyecek kadar …Penceremde her damlada sensizliği sayıyorum bir bir tükenmeyen. Her birini kurşuni renge boyadığım. “Yok, oluşumuza göz koyan yapraklar, dökülmenin, savrulmanın ne olduğunu anlatırken, kulaklarımda en çok sevdiğim şarkının nakaratı gel Eylülde gel …

 

 

Eylül ayında pencereler, kapılar kapanır. Kıyılarda şezlonglar, şemsiyeler kapanmış. Dönüş yolları kalabalık. Ellerinde valiz sürükleyen öğrenciler sokaklarda, otogarlarda. Ev arayanlarla birlikte okul heyecanı sarmış ortalığı. Kayıt yaptıranlar geleceğe yol almak için ilk adımlarını atıyorlar.

Sonbaharlara tutsak mıyım ne? Kendime çok mu yakın buldum. Kaybedişleri. “Ayrılıklar” sararan yaprakların üzerine yazılmış gibi.

 


Dahası var.

 

 


Güneş batış saatini Eylüle göre ayarlamıştır. Geç batışlar geride kalmıştır. Gece ve gündüze eşit paylaştırılmış adil bir gün yaşanır yine bu ayda. Dağınıklığı toparlama ayıdır. Deniz Seki’nin “Bu Şehre Sonbahar geldi” şarkısına teşekkür ederim. O hüzünlü şarkıda söylediği gibi, hepimizin sonbaharı vardır bir yerlerde. Bazen insanın kalbine giden yol kulağından geçiyor galiba.

 

 


Bu arada, Beykoz Korusu Asırlık ağaçları altında semaverde çay içmek için sonbahar bitmeden acele edin.

 

 

Yere düşen her yaprak gibi, yalnızlığa götüren eylül ayına selam olsun. . Bırakın hüznün büyüsü sarsın tüm yüreğinizi. 
 
  

Not: Yazara ait yazı Önce Vatan Gazetesinden alınmıştır. 



1035 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

10 Kasım Güneşi - 15/11/2016
“Bu gece, dünya üzerinde nerede olmak istersiniz?” deselerdi, “Memleketim Ankara’da” derdim. Çünkü Ata’mı mezarı başında anmak benim için görevdir.
Karanlıkta Dialog - 05/07/2015
Hayatın ritmini yakalamak, hayatı tanımak ve anlamak için harekete geçmek gerekir.
Üreten Biz Tüketen Biz - 08/03/2015
Doğanın, yaradılışın harikası kadınlar Çoğunlukla yalnızdırlar. Bir gülümseme çekerler hayata.
Bir Avuç Toprağı Yoğurmayı Bilmeyenler - 08/03/2015
Kadınların bir güne ihtiyacı olduğu dünyanın da olmaması gerekir aslında. Neden bu yazıyı yazdığımı düşündüm.
Bak Şu Fareye - 06/02/2015
Kurban olam kalem tutan ellere” diye bir türkü vardır bilirisiniz, bilmeyenler klavyede yazıp mause ile aşağıdaki linki tıklasınlar.
Ya Sonra ? - 17/01/2015
1. Çocuk için 300, 2. çocuk için 400, 3. çocuk için 600 TL verileceği açıklandı. Oooooo… Çok güzel çok güzel !..
Bir Varmış Bir Yokmuş - 24/12/2014
Bir ülkede bir ormanda ağaçlar kesilip bin yüz elli odalı bir saray yapılmış.“Bizi affet, ağlayan ağaçlar.”diyen sesler, yapılan kötülükleri derin derin düşünen insanlar varmış.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü - 04/12/2014
Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk’ün biz kadınlara verdiği değer beni O’na bir değil bin kez daha hayran bırakır. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik.
Hoş Geldin Hayatıma Öğretmenim - 23/11/2014
24 Kasım sonbahara rastlar … Elleri kalem tutmayacak kadar küçük bedenlere, ilk öğretendir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret147727
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor