• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Dr. Mehmet KARADAĞ
mehmetkaradag1988@gmail.com
Savaşın Gölgesindeki Çocuklar ...
24/10/2014
Çalıyorum kapınızı,
Teyze, amca bir imza ver,
Çocuklar öldürülmesin
Şeker de yiyebilsinler.. Nazım Hikmet Ran(1956)

Bulunduğumuz coğrafya kaynayan kazan gibi, gün geçmiyor ki bombalar patlamasın, bir ülkede karışıklık çıkmasın, ölümler olmasın… UNICEF’ in yayınladığı son raporda Suriye Savaşının başladığı günden itibaren savaştan 5,5 milyon çocuk etkilendi. Yaklaşık 1,2 milyon çocuğun sığınmacı olarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldığı da raporlanırken, çocukların çoğunun temiz su ve yeterli gıdadan yoksun olduğu belirtildi. Bu çocukların yaklaşık 325 bini yaşamlarını devam ettirmek için ülkelerinden kaçıp ülkemize sığınmış durumdalar.


Savaşın herkese olduğu gibi çocuklara da etkisi büyük! Hepimizin bildiği üzere yanı başımızda yıllardır süren savaştan dolayı binlerce çocuk öldü, yüz binlercesi yaralandı ve milyonlarcasının ruhsal sağlığı bozuldu. Özellikle içinde bulunduğumuz il, Gaziantep, her gün arabaların camlarını silmeye çalışan, dilenen, park banklarında uyuyan çocuklarla dolu. Bu çocuklara bazen anlamsız, bazen kızgın ve hatta bazen nefretle bakıyoruz arkalarında bıraktıkları öyküyü düşünmeden.. Ailesini, arkadaşlarını, evini,okulunu kaybetmiş, yanlarında bombalar patlamış, silahların gölgesinde bir hayat sürdükten sonra ülkemize sığındıklarını unutuyoruz çoğu zaman.. Yanı başlarında kafaların kesildiğine şahit olduklarını, toplu ölümlere şahit olduklarını yok sayıyoruz. Hatta bazılarının ölmemek için öldürmek üzere silahlandırıldığı, bazılarının ise sırf savaş sırasında istismara uğramaması için küçük yaşlarda evlendirildiklerini bilsek de üç maymunu oynuyoruz.  Çocukların hayatlarını ve geleceklerini çalan bu duruma müdahale etmekte çok geç kaldığımız için onlar da kimseye güvenmeyen, karamsar, öfkeli, acımasız birer bireyler olarak yetişiyorlar.


Savaşın psikolojik etkilerine baktığımızda açık bir travma (sarsıntı) olduğunu görmekteyiz. Bu çocukların çoğunda “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” gelişmektedir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu korkunç bir olay tarafından tetiklenen ruhsal bozukluktur. Kişi olayı yaşayan ya da tanıklık eden olabilir. Bazı belirtileri flashback, kâbuslar, şiddetli kaygı ve ek olarak olay hakkında kontrol edilemeyen düşüncelerdir. Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri travmatik bir olaydan sonra üç ay içinde başlayabilir, ama bazen bu belirtiler olaydan yıllar sonrasına kadar görünmez olup, farklı zamanlarda ortaya çıkar. Bozukluğun belirtileri 4 sınıfta incelenmektedir. “Zorlayıcı anılar, kaçınma davranışları, yoğun olumsuz düşünceler ve duygusal tepkilerde değişiklikler. Zorlayıcı anılar nasıl ortaya çıkıyor diye bakacak olursak: Travmatik olayın tekrarlayan üzücü anıları, olayı sanki tekrar tekrar yaşıyor gibi olmak(flashback). Olayla ilgili kâbuslar görmek, olayı hatırlatan herhangi bir durumla karşılaşıldığında çok fazla duygusal sıkıntı yaşamak. Kaçınma davranışları; kişinin olayı hatırlatacak ortamlardan ve kişilerden uzak durmasıdır. Yoğun olumsuz düşünceler; dünyanın kötü ve güvenilmez olduğu, artık kimseye güvenilemeyeceği, geleceğe dair karamsar olmak şeklindedir. Duygusal tepkilerde değişiklikler: Sinirlilik, öfke patlamaları ya da saldırgan davranışlar. Her an bir tehlike gelecek diye nöbet tutmak, suçluluk veya utanç duyguları, ileri yaşlarda yoğun madde-alkol kullanımı, kendine zarar verirci davranışlar. Konsantrasyon ve uyku sorunları gibi.


Yaşanan bu travmalar hayatımızı derinden etkilemekte ve geleceğe bakarken sadece karanlık görmemize sebep olmaktadır. Umarım savaş bir an önce son bulur ve çocuklar hak ettiği gibi yaşarlar. 

Mehmet KARADAĞ
Gaziantep Üniversitesi
Çocuk Psikiyatrisi Bölümü






1004 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DİKKAT EKSİKLİĞİ KÂBUSUNUZ OLMASIN! - 01/11/2020
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); aşırı hareketlilik, dikkat dağınıklığı ve dürtüsellik adı verilen isteklerini erteleyememe gibi belirtileri olan psikiyatrik bir rahatsızlıktır.
Okul Fobisi - 16/10/2015
Okulun yeni açıldığı bu dönemlerde sık sık okula gitmek istemeyen çocuklarla karşılaşırız. Aileden özellikle de anneden hiç bu kadar uzun süre ayrı kalmayan çocuklar,
Erken Doğum ve Aile Psikolojisi - 10/10/2015
Erken doğum ve sonrasında meydana gelen aksaklıklar, insanlığın ilk zamanlarından beri yaşadığı krizlerden biridir. Daha öncelerde çocukların organik problemlerine daha çok odaklanılırken, son 25-30 yıldır çocuğun
Renklerin Psikolojik Etkisi - 08/08/2015
Renkler yaşamımıza can veren ögelerdir. Renksiz bir dünya düşünemiyoruz. Odamızı boyayacağımız renkten, giydiğimiz kıyafete; arkadaşımız için seçtiğimiz çiçeğin renginden, trafik ışıklarına kadar hayatımızı renkler yönetiyor
Boşanma ve Çocuk - 02/08/2015
Boşanmaların sayısı dünya üzerinde olduğu gibi ülkemizde de artmaktadır. Bu artışın sebepleri; kişiler arasındaki anlaşmazlıklar, ailevi sorunlar veya sağlık sorunları gibi problemlerin artışıdır.
Bayram Sevinci - 21/07/2015
"Bugün bayram.. Sevinin çocuklar.." sözlerini hepimiz yakından biliyoruz. Peki çocuklar nasıl sevinir? Onları sevindirdi biliyor muyuz? Sevindirmek için neler yapmalıyız?
Şizofreni - 14/07/2015
Şizofreni en ağır akıl hastalıklarından biridir. Ömür boyu sürdüğünden bireyin hayatında az ya da çok mutlaka bir mağduriyete sebep olur.
Manik Depresyon - 04/07/2015
Manik Depresyon olarak bilinen Bipolar Bozukluk, sanılanın aksine toplumda oldukça yüksek görülen bir hastalıktır.
Çocuklarda Kitap Okuma Alışkanlığı - 26/06/2015
Yaz tatilinin gelmesiyle çocukların kendilerine ayırdıkları zaman dilimi de arttı. Bazı çocuklar aileleriyle tatile, yeni yerler görmeye, deniz havasının tadını çıkartmaya giderken, kimi çocuklar aile büyüklerinin yanına gönderildi
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret146187
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor