• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/sosyologist
Nezahat GÖÇMEN
nezahat.gocmen@facebook.com
Bu Dünyada Gurbette Olduğunu Hissetmek
16/11/2014
İş çıkışı,

Her yer kalabalık. Toplu taşım araçları duraklara sıra sıra geliyor. İnsanlar yorgun … Birbirine yakın, kol kola, yanak yanağa evlerine yetişebilme telaşı içindeler. Oturacak yer olmasa da olur … Birbirine destek olmaya çalışanlar sıradandır bu yolculuklarda. Yaprak sarması gibi üst üste yığılmış insanlar Sadece kafaların üzeri boşluktur. Koltuk bulup oturanlar şans topunun kendilerinden yana olduklarını bilirler.

Daha çevik oldukları için gençler koltuklardadır. Toplu taşım araçlarında belirtilir.” Yaşlılara, hamilelere ve gazilere yer veriniz.”

Gençler ne mi yapar?

Kulaklık takarak, gözlerini kapatırlar, camdan dışarı bakarak görmezden gelirler. Yaşlıyı, hamileleri, gazileri görmemek için, birçok yöntemleri vardır. Yanımda on üç on dört yaşlarında bir genç vardı. Cılız, saçları omuzunda biraz dalgalı. İncecik elleri vardı. Bayan mı erkek mi anlayamadım. Yeni çıkan bıyıkları ise terliyordu. Bu kalabalık arasına sıkışmıştı. Ayakta zor duruyordu. Belli ki sırtında görünmeyen bir yük vardı. Dünya yıkılmış altında kalmıştı sanki. Daha fazla dayanamadı. Çöktü yere. Gencin çöktüğü yere eğildim, yavaşça yerden kalmasını en azından oturanların ayak koydukları basamağa hafifçe oturmasını söyledim. O gözler, o bakışlar çaresizliğin çarkında ufalan bir tabloyu resmediyordu. Üzerinde yeşil çizgili bir eşofman üstü vardı. Gözlerime baktı.

-Adın ne senin? dedim.

- Muhammet” dedi, yavaşça.


-Nereden geliyorsun Muhammet? Belli ki çok yorgunsun dedim.

- Abla sabah beri iş arıyorum Zeytinburnu ve Merter’ de … İş yok. Ne iş olsa yaparım ama yok yok dedi.

Çaresizlikle baş başa kalmıştı. Erkenden yıkılan hayalleri ile yolculuk yapıyordu Muhammet …

-Nereye gidiyorsun?

-Uzunçayır’a. dedi, kısık sesiyle.


-Peki, ailen nerede?


Sesi titreyerek:


-Benim kimsem yok ki annem babam yok, öldüler. dedi


- Peki, başka kimsen yok mu senin?


-Var, dayımın yanında kalıyorum.


Ağzı yüzü kurumuştu susuzluktan. Kalabalıkta çantamda cüzdanımı bulmak biraz zor oldu. Hissettirmeden cebine yakın ellerimi uzattım, para vermek istedim.

Muhammet:

-Abla istemem senin çocukların vardır. Onlara ver. dedi. Parayı verirken Muhammet’in elleri ile ellerim buluştu. Soğuktu elleri.


-Benim çocuklar mı? Onlara da yeter az çoktur. Muhammet dedim.


-Telefonun var mı?


-Ablam ben ekmek bulamıyorum ki telefonum olsun.dedi. (Saniyeler içinde “Açız, yiyecek ekmeğimiz yok. diye bağıran halka, karşılık, dünya gaf listesine giren Marie Antoniette’yi hatırlattı bana.)

- Üzerimdeki giysileri de başkaları verdi.

- Metrobüs biletin var mı?


-Yok. İnsanlardan istiyorum. Onlar bana veriyor.


-Peki, dayının telefonu var mı?


Başını sallayarak;


-Bilmiyorum. dedi


Durağa yaklaştık.

Son cümlesi :

“İnşallah Suriye düzelir. Ben giderim.”

Hayalleri vardı Muhammet’in. Özlemleri, arkadaşları
Oyunları vardı. Hatıralar gözünün önünden geçiyordu belli ki … Bu dünyada gurbette olduğunu hissediyordu Muhammet, yüreğinin en derin yerinde.

Elimden bir şey gelmeyen merhametimle Muhammet’i kalabalıklar arasında bıraktım ve durakta indim, arkama bakmadan yürüdüm. Her şeyi geride bırakmak istedim … Dünya mı hızlı dönüyordu metrobüs mü hızlıydı? Anlayamadım.

"Yaşam koskoca bir incinme" diyordu Bachmann.

"Her ömrün sonunda bir feryat gördüm" diyordu Veysel. Buna inandım ...

Bazen gözler uzar gider ya … Utandım biraz insanlığımdan, biraz İstanbul’dan. Bu yaşanmış öykü belki size çok sıradan gelebilir.

Rüyalarla ve gerçeklerin iç içe olduğu, hayal sınırlarının bambaşka boyutlara taşındığı bir yere gidiyordu metrobüs, içinde Muhammetlerle …





1278 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

10 Kasım Güneşi - 15/11/2016
“Bu gece, dünya üzerinde nerede olmak istersiniz?” deselerdi, “Memleketim Ankara’da” derdim. Çünkü Ata’mı mezarı başında anmak benim için görevdir.
Karanlıkta Dialog - 05/07/2015
Hayatın ritmini yakalamak, hayatı tanımak ve anlamak için harekete geçmek gerekir.
Üreten Biz Tüketen Biz - 08/03/2015
Doğanın, yaradılışın harikası kadınlar Çoğunlukla yalnızdırlar. Bir gülümseme çekerler hayata.
Bir Avuç Toprağı Yoğurmayı Bilmeyenler - 08/03/2015
Kadınların bir güne ihtiyacı olduğu dünyanın da olmaması gerekir aslında. Neden bu yazıyı yazdığımı düşündüm.
Bak Şu Fareye - 06/02/2015
Kurban olam kalem tutan ellere” diye bir türkü vardır bilirisiniz, bilmeyenler klavyede yazıp mause ile aşağıdaki linki tıklasınlar.
Ya Sonra ? - 17/01/2015
1. Çocuk için 300, 2. çocuk için 400, 3. çocuk için 600 TL verileceği açıklandı. Oooooo… Çok güzel çok güzel !..
Bir Varmış Bir Yokmuş - 24/12/2014
Bir ülkede bir ormanda ağaçlar kesilip bin yüz elli odalı bir saray yapılmış.“Bizi affet, ağlayan ağaçlar.”diyen sesler, yapılan kötülükleri derin derin düşünen insanlar varmış.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü - 04/12/2014
Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk’ün biz kadınlara verdiği değer beni O’na bir değil bin kez daha hayran bırakır. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik.
Hoş Geldin Hayatıma Öğretmenim - 23/11/2014
24 Kasım sonbahara rastlar … Elleri kalem tutmayacak kadar küçük bedenlere, ilk öğretendir.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret147723
Hava Durumu
Saat
Öğretmen Akademisi Vakfı

Öğretmenler Üretiyor